Sunuş

ODTÜMİST bizim örgütümüz

Murat Efe Gönenç (ARCH'03)

Maraton

Burs için koşuyoruz!

Maraton

50'den sonra tekrar...

Sedat Taşkeser (IE'87)

Güncel

Kavaklık Direnişi

Haluk Ağabeyoğlu (ECON’83)

Güncel

5,8 Silivri Depremi

Prof. Dr. Haluk Sucuoğlu

Anma

Taylan Özgür'ün katledilişinin 50. yılı

Tuncay Çelen (67-71 dönemleri ODTÜ MM öğrencisi)

Bir ODTÜ'lü

Dr. Ümit Özkan: "Kolayı değil, zoru seçin..."

Özay Yaşar (SOC'80), Yasemin Civelekoğlu (CHE'78)

Yorum

Diplomalar, Mezunlar ve Mezun Bilgileri

Nezih Yaşar (IE’82)

Haber

Hozakpur Torunundan Örnek Bir Davranış...

Ekonomi

Neoliberal İktidar ve Özne

Başak Coşkun (BA'97)

Enerji

Nükleerin dünyada ve ülkemizdeki serüveni

Murat Sungur Bursa (MM’78)

Müzik

Erdal Erzincan ve Gezici Bağlama Atölyesi

Yener Aydın (EE'76)

Gezi

Che Guevara’ya Dokunmak

Cem Sarvan (MINE'89)

Edebiyat

Müjde Alganer ile Ziziro Üzerine

Söyleşi: Hasan Reyhanoğlu (EE'99)

Fotoğraf Çalışma Grubu

Panning Tekniği ile Yaratıcı Deneysel Fotoğraflar

Yüksel Altun (PSY'86)

ODTÜMİST'den Haberler

Söyleşi-Gezi-Etkinlik

Mentorluk

Mentorluk Programları

Burstan Haberler

Mezun-Öğrenci Buluşması, Kütüphane Projesi...

Burstan Haberler

Destekçilerimiz

Maraton

50'den sonra tekrar...

Sedat Taşkeser (IE'87)

Uzun yıllar ara verdikten sonra, 29 Eylül 2019 tarihinde Berlin Maratonu’nu koştum. İlk maratonumu 1984 ve 1985 yıllarında Avrasya Maratonu’nda koşmuştum. O yıllar ODTÜ atletizm takımında uzun mesafe koşucusuydum. İlkini 3:20, ikincisini ise 2:42 sürelerde bitirmiştim. Uzun mesafede en iyi derecemi 10.000 m’de yapmıştım. Üniversitelerarası bir yarışta; 33:34’te koşmuştum.

 

Mezun olduktan sonra da sporu hiç bırakmadım. Kilomun artışına izin vermedim. ”Hafif olmanın tadı, yiyeceklerin tadından daha güzeldir” mottom oldu. Nereye seyahat etsem bavuluma önce koşu malzemelerini yerleştirdim. Yoğun iş temposundan dolayı 50 yaşına kadar müsabık olarak hiçbir yarışa katılmadım. 50 yaşından sonra yurt içindeki ve yurt dışındaki koşulara; Türkiye, Avrupa ve Dünya Mastırlar şampiyonalarına katılmaya başladım. Gençlik yıllarında yaptığım antrenman yatırımı hızla geri dönmeye başlamıştı. Yılda bir iki defa check-up yaptırmayı ihmal etmedim. Fakat, bilhassa mekanik sorunlarda hangi ağrının neden kaynaklandığını, nasıl uzaklaştırılacağını kendim keşfetmeye çalıştım.

 

Koştuğum, iyi derece yaptığım mesafeler 5k, 10k ve yarı maraton oldu. Yaş grubunda ilk 3 derecelerini almaya başladım. 2018 yılında: Vodafone İstanbul koşusunda 15k yaş grubu birincisi; Oslo Yarı Maratonunda yaş grubu 5.liği; Malaga Dünya Mastırlar şampiyonasında 5k pist yarışında seri ikinciliği; Köln Yarı Maratonunda 1:27:03 derece ile 55-59 (M55) yaş grubu 1.liği aldım. 2019 yılında ise; Karlsruhe “B2Run” yarışında, şirket yöneticileri kategorisinde Karlsruhe finalisti (Der schnelsste Chef) olarak Almanya “B2Run” şampiyonasına davet edildim. 1.000 şirketin, 23.000 koşucu ile katıldığı Almanya şampiyonasında yaş grubu 1.si ve yöneticiler kategorisinde 8. oldum.

 

En son koştuğum Berlin Maratonunu 3:20 civarında koşacağımı düşünüyordum. İlk yarıyı (21k) 1:36 ile hiç zorlanmadan geçtim. Fakat, 22. km'den sonra kasıkta beliren ağrı, tempomu jogging temposuna düşürdü; 3:55'te bitirebildim. Kas ve tendon-yoğun olan kasık bölgesindeki bu ağrının sebeplerini anlamaya çalışıyorum. Doktora gitmeden (gidersem “3 hafta koşma” diyecek), bu ağrı ile kendi yöntemlerim ile uzlaşıp, uzaklaşmaya ikna edeceğim. Çünkü, 3 Kasım’daki Vodafone İstanbul Maratonu'nda “Burs için” koşacağım.

 

Dünya'nın en prestijli (Abbot World Marathon Majors) 6 maratonundan birisi olan Berlin Maratonu organizasyon olarak mükemmeldi. Sadece maraton kısmına 47.000 kişi katılmasına rağmen yağmur dışında hiçbir aksilik gözlemedim. Almanlar bu tür organizasyonları iyi beceriyor. Kalabalık yönetimi, bilgilendirme, yönlendirme ve görevlilerin dikkati/azmi çok iyi idi. Değişik noktalardaki mobil tuvaletler 47.000 kişiye yeterli geldi ki hiç kuyruk görmedim. Bay/bayan aynı tuvaleti kullanıyor olmasına rağmen klozetler gene de tertemizdi. Erkek kaynaklı kirlilik yoktu.

 

Tüm parkur boyunca seyirci ve 90 değişik noktada müzik grupları vardı. Su, enerji jeli, enerji içeceği ve elma-muz istasyonları kusursuzdu. Sabit ve mobil ilk yardım ekipleri sırf orada hazır bulunmak için değildi, zorlandığını hissettikleri koşuculara daha dikkatle bakıyorlardı; hatta “iyi misin?” diye soruyorlardı. Organizasyonda çok sayıda gönüllünün görev aldığını gözledim.

 

140 ülkeden 47.000 maratoncu katıldı. Bu kadar "sıfır-göbek" insanı bir arada görmek çok ilginçti. Kayıt sırasında bileklere sabitlenen künyeler ile yolda, metroda, restoranlarda kimlerin maratoncu olduğu anlaşılıyordu. Bu künyeleri start alanına kayıt olmayan kişilerin girişini engellemek ve başkasının yerine koşmayı engellemek için takıyorlar.

 

37 yaşındaki Etiyopyalı atlet Bekele 2:01:41 derecesi ile birinci olurken, bu parkura ait Dünya rekorunun sadece 2 sn. gerisinde kaldı. Maratonu ortalama 21km/saat hızla koşmuş oldu. Bu yarışta bir de ODTÜ öğrencisi milli atletimiz Ercan Arslan vardı. Çok genç yaşına rağmen 2:12:41 derecesi ile 17. oldu. Bu derece ile Türkiye’de şu anda aktif maratoncular arasında 1., tüm zamanların Türk asıllı atletleri arasında ise 3. sıraya yerleşti. Atletizm Federasyonu ve Rektörlük tarafından desteklenirse Ercan’ı 2020 Tokyo Olimpiyatlarında da izleyebiliriz.

 

Bol sporlu ve sağlıklı bir yaşam dilerim.

 

Milli atletimiz ODTÜ öğrencisi Ercan Arslan